0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
%

'Kırmızı Dalga':

CHP, Anadolu’ya nasıl yayıldı? 

Türkiye'nin siyasi kaderini belirleyen güç merkezlerinin nasıl değiştiği 31 Mart’ta bir kez daha görüldü. Yerel seçimlerde birinci parti olan CHP, 1977'den sonra ilk kez birçok Anadolu il ve ilçesinde başarılı sonuçlar elde etti.. Peki 'Kırmızı Dalga' nasıl yayıldı? Sürece yönelik sağlıklı bir değerlendirme yapmadan önce, 31 Mart 2024'ten öncesine gitmemiz gerekecek.

2019 Yerel Seçim sonuçları

2019’daki yerel seçimlerden sonra Türkiye haritası böyle görünüyordu. AK Parti ilk sıradaki yerini korumuş, ikinci sıradaki CHP ise İstanbul ve Ankara’yı kazanarak büyük bir çıkış yakalamıştı. Öyle ki bu rüzgarın Cumhuriyet’in 100. yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde de sürebileceği konuşuluyordu. İBB Başkanı olan Ekrem İmamoğlu ve ABB Başkanı seçilen Mansur Yavaş muhalefet kanadının en popüler siyasileri haline gelmişti.

Mayıs 2023: Hayal kırıklığı 

Yine de Mayıs 2023’te yapılan seçimlerde beklenen olmadı; çalkantılı ve tartışmalı bir sürecin ardından cumhurbaşkanı adayı gösterilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, muhalefetin büyük bölümünün desteğini alsa da seçimi kazanamadı. 6 Şubat depremlerinin 11 kenti yıktığı, toplumun büyük bir ekonomik krizle boğuştuğu dönemde alınan bu sonuç muhalefet seçmeni için büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. 

‘Değişmeyen tek şey değişimdir’

CHP bir yandan bu seçim sonuçlarıyla yüzleşirken bir yandan da ufukta yerel seçim vardı. İmamoğlu’nun 28 Mayıs’tan bir gün sonra yaptığı ilk değişim çağrısı, kurultayda CHP genel başkanlığının el değiştirmesi ile sonuçlandı. Kemal Kılıçdaroğlu yerini İmamoğlu’nun da desteğini alan Özgür Özel’e bıraktı. Başta Hatay olmak üzere Özel yönetimindeki CHP’deki aday belirleme süreci bir hayli tartışmalı geçse de, sonuç CHP hatta tüm muhalefet bloku için beklenmedik şekilde iyiydi. 31 Mart gecesi Türkiye haritasının rengi turuncudan kırmızıya döndü.

2024 Yerel Seçim sonuçları

31 Mart seçimlerinde CHP, 1977’de ‘Karaoğlan’ Bülent Ecevit’le yaşadığı zaferden sonraki ilk büyük başarısını elde etti ve ilk kez AK Parti’yi geride bırakarak birinci sıraya yerleşti. AK Parti’nin Türkiye genelindeki oyu yüzde 35,5’te kalırken CHP oyların yüzde 37,7’sini almıştı.

Partilerin 2024 Seçimi’nde oy oranları

AK Parti en yüksek oy oranına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de ulaştı. Rize'yi Trabzon ve Erzurum izledi. CHP ise en yüksek oyu Mansur Yavaş’la Ankara’dan aldı. Ankara’yı Mersin, ve Özgür Özel’in memleketi Manisa takip etti.

Büyükşehir zaferleri

AK Parti en yüksek oy oranına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de ulaştı. Rize'yi Trabzon ve Erzurum izledi. CHP ise en yüksek oyu Mansur Yavaş’la Ankara’dan aldı. Ankara’yı Mersin, ve Özgür Özel’in memleketi Manisa takip etti. Büyükşehirlere ek olarak CHP 21 il, AK Parti de 12 ilde ipi göğüsledi. Toplamda DEM Parti 10, MHP 8, Yeniden Refah 2, Büyük Birlik Partisi ve İyi Parti de birer ilde belediye başkanlığını kazandı.

Hangi parti, kaç belediye başkanlığı kazandı?

Bugüne dek ‘kıyılarda kalmak’ ile eleştirilen ya da ‘sahil partisi’ olarak tanımlanan CHP, 31 Mart’ta kazanamadığı bazı illerde de merkez ilçeleri almayı başardı. Konya’da 4 ilçe AK Parti’den CHP’ye geçerken Gaziantep’te 3 ilçede CHP adayları kazandı. CHP Genel Başkanı Özel seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından yaptığı ilk konuşmada “CHP artık yüzde 25'lik cam tavanı kırmıştır, tuzla buz etmiştir. CHP artık Akdeniz ve Ege kıyılarının değil, tüm Türkiye'nin partisidir” demesi de bu seçimin bir diğer önemli mesajı oldu. 

Kıyılardan Anadolu'ya

CHP, 2024 Yerel Seçimleri'nde toplam 35 İl Belediyesi kazandı

CHP’nin ilk kez kazandığı iller

CHP, 2024 Yerel Seçimleri'nde birçok ili de yakın siyasi tarihinde ilk defa kazandı

Afyonkarahisar, Manisa, Kütahya, Uşak...

Zonguldak, Kırıkkale...

ve Kilis, CHP'nin başarı kazandığı yerler oldu.

CHP’nin AK Parti ve MHP’den aldığı iller

CHP, ayrıca 2024 Yerel Seçimleri'nde birçok ili en yakın rakiplerinin elinden aldı.

AK Parti'den CHP'ye geçen iller: Bursa, Balıkesir, Uşak, Denizli, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kilis, Adıyaman, Zonguldak, Giresun

MHP'den CHP'ye geçen iller: Kütahya, Manisa, Bartın, Kastamonu, Amasya

Peki CHP, Anadolu’daki haritayı nasıl değiştirebildi?

Bu soruya doğru yanıt vermek çok önemli. Henüz 10 ay önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde turuncu ağırlıklı bir harita çıkmışken, 31 Mart’ta nasıl oldu da kırmızı rengin baskın olduğu bir haritayla karşı karşıya kaldık. 

CHP’de karşılığını bulan sol muhalefet Anadolu’da bir uyanışa mı sebep olmuştu? Haritadaki değişimin arkasında hangi saikler yatıyordu? Seçim sonuçlarına sakince bakıldığında ne görülecekti? 

5 yıl 3 seçim 

Değişimi anlayabilmek için 2019, 2023 ve 2024 seçimlerine karşılaştırmalı olarak bakmamız gerekiyor.

Türkiye’de 2018 sonrası bozulmaya başlayan ekonomik göstergeler, 24 Haziran 2018’deki seçimlerde iktidar bloku aleyhine bir sonuç üretmemişse de bundan 9 ay sonra gerçekleşen 2019 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, Adana, Antalya, Hatay, Mersin gibi önemli büyükşehirler muhalefete geçmiş oldu. 

İttifaklar siyaseti

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, muhalefette 2019’daki yerel seçim başarısının özgüveni vardı. Ayrıca CHP lideri Kılıçdaroğlu, ‘6’lı masa diye bilinen’ İYİ Parti ve Saadet’in yanı sıra AK Parti’den kopmuş DEVA ve Gelecek gibi partileri de buluşturduğu bir ittifak yaratmıştı. Cumhur İttifakı’nın bu ittifaka yanıtı HÜDA Par ve Yeniden Refah’ı yanına çekerek verdi. 

‘Boş tencere’ paradigması

2018’de başlayan döviz kuru krizi, 2023’e kadar hükümetin tüm baskılamalarına karşın büyüyordu. Türk Lirası’ndaki değer kaybı, geçen 5 yılda  yüzde 80’i bulmuştu. 2023’te yaşanan deprem felaketi ise ekonomik yıkımın yanına büyük bir toplumsal krizi ekliyordu. Alım gücündeki gerileme özellikle büyükşehirlerde yaşayanların üzerinde ciddi bir yüke dönüşmüştü. Bu ortamda gidilen bir seçim için Türk sağının efsanevi liderlerinden Süleyman Demirel’in ‘Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur’ sözüne sıklıkla başvuruluyordu. Bu paradigma 2023’te işlemeyecekti. 

14 Mayıs sapması

Genel kanı, ekonomik kriz ortamında, Cumhur İttifakı’nın ve Erdoğan’ın seçimi kaybedeceği yönündeydi. Ancak beklenen olmadı. Erdoğan ilk turda olmasa da ikinci turda yüzde 52,18’le kazandı. Cumhur İttifakı da yüzde 49,47 alarak meclisteki çoğunluğu ele geçirmiş, toplamda 323 milletvekili elde etmişti.

Millet İttifakı’nın adayı Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasındaki oy farkı 2 milyon 300 bindi. Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimi aynı sandıkta belirlendiğinden, 2 farklı harita çıkmıştı. Kılıçdaroğlu Türkiye genelinde seçimi kaybetmiş olsa da pek çok büyükşehirde Erdoğan’dan fazla oy almış, pek çoğunda da kıl payı geride kalmıştı. Ayrıca Kılıçdaroğlu,  DEM Parti (Yeşil Sol Parti)  karşısında aday çıkarmadığından, haritanın mor renkli Kürt bölgesinde de birinci çıkmıştı.

14 ve 28 Mayıs tarihleri sonuçları itibarıyla, seçimin muhalefet tarafından kazanılacağı şeklindeki genel kanıdan bir sapmayı ifade ediyordu. Erdoğan, yelkenini ‘terörle mücadele’ ve ‘yerli milli teknoloji’ siyasetiyle büyütmüş, buna karşılık, 6’lı masa siyaseti topluma güven verememişti. Millet İttifakı’nın en büyük ikinci ortağı İYİ Parti’nin ‘masadan kalkması’ da sürecin kırılma noktalarından birisi olmuştu. 

Bir modelin sonu ve Şimşek etkisi 

2021’de uygulanmaya başlanan, ‘düşük faiz ve ihracat yoluyla büyüme’ şeklinde özetlenebilecek ‘Türkiye Ekonomi Modeli’nin, ekonomideki faturası ağır olmuştu. Düşük faiz yoluyla oluşacak yüksek döviz kurunun, uzun süre merkez bankası müdahalesiyle baskılanması, toplumdaki gelir kaybını derinleştirse de Erdoğan’a iki seçimi de kazandırmıştı. 2023’te Erdoğan’ın kazanmasından 6 gün sonra ‘ortodoks ekonomi politikalarına’ Türkiye’yi tekrar bağlamak üzere Mehmet Şimşek Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirildi. Erdoğan, kendi ilan ettiği ekonomi modelinden vazgeçiyordu. 

Şimşek, göreve gelir gelmez ‘realist’ ekonomi politikalarına döneceğini işaret etmişti. Mayıs ayında yüzde 8,5 olan faiz, Şimşek’in gelişinin ardından faiz önce yüzde 15’e 3 aylık süreçte ise yüzde 25’e yükseltildi. 2024 Ocak’ı geldiğinde faizler yüzde 45’i görmüştü. Türkiye 2024’ü devasa zamlar ve yüzde 64 resmi enflasyonla karşılamıştı. Herkes Erdoğan’ın geçmişte olduğu gibi 31 Mart’ı kazanmak için bir kez daha ‘seçim ekonomisi’ uygulayacağını düşünse de aksi oldu. Toplumdaki gelir kaybını en derinden yaşayan kesim olan emeklileri rahatlatacak bir zam yapılamadığı gibi, asgari ücretin eskiden olduğu gibi tekrar yılda bir kez belirlenmesi kararı verilecekti. 

Bir büyükşehir premieri olarak İstanbul 

İstanbul, 16 milyonluk nüfusu 11 milyondan fazla seçmeniyle, heterojen sosyolojik yapısıyla, Türkiye’deki büyükşehirlerin bir premieri (ön gösterimi) olarak değerlendirilebilir. 2021’den sonra derinleşen ekonomik kriz, Türkiye’nin tamamını etkilese de esas yükü büyükşehirler taşıyordu. Konut krizi, artan mülteci nüfusu, trafik, yaşam şartlarının gittikçe kötüleşmesi, kırsal dayanışma bağlarından uzak büyükşehirlerde herkesin etkilendiği ciddi sorunlara dönüşmüştü. 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun neredeyse tüm büyükşehirlerde Tayyip Erdoğan’dan fazla oy alması da bundandı. 

Süreklilik mi kopuş mu? 

2024’te olan aslında 2019 ve 2023’deki seçmen tutumuyla bir kopuşu değil, sürekliliği temsil ediyordu. ‘14 Mayıs sapması’ bir yana bırakılırsa, 3 seçimde de büyükşehirlerin önemli bir kısmı iktidara oy vermiyordu. 

2023 seçimlerinde Erdoğan, 30 büyükşehirden Hatay ve Manisa’yı da kıl payı kazanarak 15’inde  birinci olmuştu. Bu şehirlerin toplam nüfusu 20  milyon civarındaydı. Kılıçdaroğlu’nun birinci olduğu büyükşehirlerin toplam nüfusu ise 42 milyonu buluyordu. Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 75’ini temsil eden büyükşehirlerde iktidarın yenilgisi barizdi. 

Değişim: Özel - İmamoğlu tandemi 

31 Mart 2024’te muhalefetin alacağı zafer göstere göstere geliyordu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçtiği 2010 yılından beri girdiği tüm seçimleri kaybeden lider olarak görülmesine rağmen, 2023’teki performansı şaşırtıcıydı. Ancak Türkiye’deki muhalif kamuoyunun büyük bir zafer beklediği seçimdeki yenilgisi, onu siyasetin dışına taşıyacaktı. Kılıçdaroğlu, yenilginin ardından CHP’nin başından ayrılmayacağı yönünde sinyaller verse de parti içinden gelen değişim talebine direnemedi. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun tandeme dönüşen birlikteliği, Kılıçdaroğlu’nun liderliğine son verdi. 

İlk sınav

CHP’nin 5 Kasım 2023’teki olağan kurultayının ardından, yaklaşan yerel seçime 6 aylık bir süre vardı. Türkiye’de siyasi partilerin ‘Seçim öncesi kurultay yapılmaz’ şeklindeki yazılı olmayan kuralına rağmen CHP hayli çekişmeli bir kurultay geçirdi. Sonuç, Kılıçdaroğlu’nun 14 yıla yaklaşan liderliğine son verilmesi oldu. CHP gibi köklü bir partinin seçimli bir kurultayla, büyük bir sorun yaşanmadan lider değiştirebilmesi alkışlandı. CHP, kamuoyu karşısında ilk sınavını bu kurultayla verdi. Anaakım siyasette birden fazla adayın yarıştığı olaysız bir kurultay Türkiye’nin son yıllarda siyasi hayatından çıkmıştı. Kurultay sonrası yerel seçimde aday belirleme sürecinde ciddi tartışmalar yaşansa da CHP, bu süreci atlatmayı bildi. 

Kırılma anı

31 Mart 2024’ün Türkiye’nin seçimli demokrasisinde bir kırılma anı olarak tarif edilmesi boşuna değil. Sonuç CHP nezdinde muhalefetin, 2019’dan beri gelişiminin son halkasını temsil etmesi açısından kuşkusuz önemli. Sadece kazanılan şehirlerin sayısı değil, yerel seçimlerle genel seçimlerin dinamiklerinin farklı olduğuna dair bir efsaneyi de çökertmiş oldu. Sonuç, genel seçimdeki siyasi pozisyonlarla örtüşüyor. 

Tüketici güveni 

Seçim kazanma göstergesi olarak bilinen TÜİK'in tüketici eğilimleri anketi, aslında bu sonuçları haber veriyordu. AK Parti’nin son 20 yılda istediğini aldığı seçimlerin hepsinde 90’ın üzerinde olan tüketici güven endeksi, kazanamadığı dört seçimde ise hep 90’ın altında çıkmıştı. Muhalefetin 2019 yerel seçimlerindeki başarısında da bu endeks şaşmamıştı. 

Haziran 2022'de 63,4 olan  tüketici güven endeks değeri, kur ve faizin baskılandığı, seçim ekonomisi uygulamalarının devreye sokulduğu süreç sonunda Mayıs 2023'te 91,1'e kadar yükselmiş, seçimlerde Erdoğan bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilmişti. Bu anket, 31 Mart’ta bir kez daha doğrulandı, tüketici güven endeksi 80,4 seviyesinde bulunuyordu. 

Doğru yere doğru aday

CHP’nin büyükşehirlerdeki performansını açıklamak için ekonomideki göstergeler elverişli olsa da daha önce AK Parti’nin kalesi olan ve CHP’nin neredeyse hiçbir varlık gösteremediği yerlerde kazanılan başarıyı anlatmaya yetmiyor. CHP’nin 

Anadolu sathında gösterdiği başarı haritaya zoom yapıldığında, daha net görülüyor. Sadece il değil çok sayıda ilçe de bugün CHP’nin yönetimine geçmiş durumda. 2019’da Türkiye’deki 973 ilçenin 535’ini AK Parti, 191’ini ise CHP almıştı. Son seçimde CHP ilçe sayısını 337’ye çıkarırken, AK Parti’nin aldığı ilçe sayısı 356’ya düştü. CHP 138 ilçeyi AK Parti’den alırken, bu ilçelerin 12’si İstanbul’daydı. Dahası üç büyükşehirdeki 94 ilçenin 70’i CHP’ye geçti.  Bu durumda CHP’nin başarısının sebeplerinden birinin doğru yerde doğru aday çıkarması olduğu anlaşılıyor. 

Katılımın etkisi

Toplam seçmenin 61 milyonun üzerinde olduğu 31 Mart’ta 48 milyondan fazla oy kullanıldı, bu oyların 2 milyon 200 binden fazlası geçersiz sayıldı. Geçerli oy 46 milyonun üzerindeydi. Bu durumda 15 milyondan fazla seçmenin iradesi sandığa yansımamış oldu. 2023’le kıyaslandığında seçime katılım oranı da 6 puan düşerek yüzde 78,6’ya geriledi. Seçime katılımın düşmesi ise, CHP’nin başarısına değil, AK Parti’nin seçmeni sandığa taşıyamamasına bağlandı. Peki gerçekten durum böyle miydi?

Katılmayanlar iktidar seçmeni mi? 

AK Parti 2023’te milletvekilliği seçiminde 18,5 milyon oy almışken, 2024’teki belediye başkanlığı seçiminde bu oy 2,2 milyon kişi eksilmiş. Aynı şekilde MHP’nin oyu 5,2 milyondan 2,3 milyona gerilemiş. Cumhur İttifakı’nın ana bileşenleri AK Parti ve MHP’nin oyu toplamda 5 milyon azalmış. İttifaksız seçime giren CHP’nin oyu ise 4 milyon artarak, 13,3 milyondan 17,3 milyona yükselmiş. İYi Parti’nin oyu ise 5,2 milyondan 1,7 milyona gerilemiş. Hiçbir başarı göstermediği varsayılsa bile, CHP’nin İYİ Parti’nin kayıp oylarının tamamını çektiği çıkarımı yapılabilir. Özetle CHP oy artırırken, AK Parti, MHP ve İYİ Parti oy kaybetmiş. 

İktidara yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma’nın seçimin ardından yaptığı ankette  “Sandığa gitseydiniz hangi partiye oy verirdiniz?” sorusuna katılımcıların, yüzde 27,9’u CHP derken, yüzde 20,9’u AK Parti yanıtını veriyor. Anketten çıkan bu sonuç, sandığa gitmeyen CHP seçmeninin AK Parti seçmeninden fazla olduğuna yorulabilir. Bu durumda, iktidar seçmeninin seçime katılmayarak, AK Parti’yi cezalandırdığı yönündeki sav çökmüş oluyor. 

Sonuçların gösterdiği… 

Türkiye’de kutuplaşma ve blok siyasetinin, seçim haritasındaki renk dağılımına bakarak tamamen çöktüğünü söylemek zor. Türkiye’de uzun zamandır iki ana bloka yığılmış seçmen grupları mevcut yerlerini korumaya devam ediyor. Ancak bloklar arası geçişkenliğin başladığı da açık. Türkiye toplumu kaybolan refahını arıyor, kimlikler önemini yitiriyor, melezleşme güçleniyor. Haritadaki hakim rengin değişmesi ve çeşitlenmesi, ittifak siyasetinin yerini parti siyasetinin almaya başladığını ve melezleşmenin süreceğini gösteriyor. 2024 seçimlerinin sonuçları ve ‘melezleşme’ kavramı üzerine daha çok konuşacağımıza şüphe yok. 

Katkıda Bulunanlar

Hikâye: Mahir Boztepe
Kürasyon: Ilgaz Fakıoğlu
Fotoğraflar: Depophotos