Görünmez mesai: Yapay zekâ ajanları Türkiye ekonomisinde hangi işi üstleniyor?
Sponsorlu: TRAI Yapay zekâ, kısa bir süre öncesine kadar şirketlerde daha çok denenen ve üzerine konuşulan bir teknolojiyken, bugün pek çok kurumda gündelik iş akışlarının bir parçası olarak çalışıyor. TÜİK'in 2026 verilerine göre Türkiye'de yapay zekâ kullanan şirketlerin oranı 2021'deki yüzde 2,7 seviyesinden yüzde 14'e yükseldi, 250 ve üzeri çalışanı olan büyük şirketlerde ise bu oran yüzde 37,1'e ulaştı. Bu yükselişin en yeni aşamasını, kendisine verilen bir görevi adım adım planlayıp tamamlayabilen yapay zekâ ajanları oluşturuyor ve bu ajanların yürüttüğü işlerin önemli bir kısmı, çoğu zaman dışarıdan görünmeyen bir mesai olarak sürüyor. TRAI iş birliğiyle hazırlanan bu içerikte, ajanların Türkiye ekonomisinde bugün hangi alanlarda yer aldığına ve 11 Kasım'da İstanbul'da düzenlenecek 9. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nin bu dönüşümü hangi başlıklar etrafında ele aldığına yakından bakıyoruz.
TÜİK'in en az 10 çalışanı olan şirketleri kapsayan Yapay Zeka İstatistikleri, Türkiye'de yapay zekâ kullanımının son beş yılda nasıl bir hız kazandığını açık biçimde ortaya koyuyor. 2021'de her 100 şirketten yaklaşık üçünün kullandığı bu teknoloji, 2025'te yüzde 7,5'lik bir orana ulaştı ve 2026'da bir yıl içinde neredeyse iki katına çıkarak yüzde 14 seviyesine yükseldi.
Verilerdeki en belirgin fark ise şirket ölçeğinde ortaya çıkıyor. 10 ile 49 arası çalışanı olan şirketlerde kullanım oranı yüzde 12,8, 50 ile 249 arası çalışanı olanlarda yüzde 17 düzeyinde kalırken, 250 ve üzeri çalışanı olan büyük şirketlerde yüzde 37,1'e çıkıyor ve büyük şirketlerin üçte birinden fazlasının yapay zekâyı işlerine dahil ettiğini gösteriyor. Sektörler arasında telekomünikasyon, programlama ve bilişim faaliyetlerinde bulunan şirketler yüzde 63,7 ile ilk sırada yer alırken, şirketlerin yapay zekâyı en çok pazarlama ve satış süreçlerinde kullandığı görülüyor.
Bu oranlar yapay zekâ kullanan şirketlerin payını ölçüyor ve kullanımın derinliğine dair bir ayrım yapmıyor; bir sohbet aracını deneyen şirketle iş süreçlerinin bir bölümünü ajanlara devreden şirket aynı oranın içinde yer alıyor. Ajanların ekonomide hangi işleri üstlendiğini görebilmek için, bu alanda ürün geliştiren girişimlerin izini süren bir başka haritaya bakmak gerekiyor.
Sohbetten göreve: Ajanlar neyi değiştiriyor?
Yapay zekâ ajanları, İngilizcede agentic AI olarak anılan ve kullanıcıdan gelen soruları yanıtlamanın ötesine geçerek kendisine verilen bir hedef doğrultusunda adımları planlayabilen, gerektiğinde farklı yazılımları kullanabilen ve görevi baştan sona yürütebilen sistemler olarak tanımlanıyor. Bu yapıda insan, işin çerçevesini çizen ve sonucu denetleyen taraf olarak konumlanırken aradaki adımların büyük kısmı ajan tarafından, çoğu zaman dışarıdan görünmeyen bir mesaiyle tamamlanıyor.
Bu yönelimin Türkiye'deki en somut izlerinden biri, TRAI'nin 2017'den bu yana sürdürdüğü Girişim Haritası'nda görülüyor. Haritanın Ekim 2026 güncellemesinde Türkiye'deki yapay zekâ girişimi sayısı nisandaki 482'den 504'e yükseldi ve en fazla yeni girişimin eklendiği kategori, nisan güncellemesinde eklenen 5 girişimin iki katı olan 10 girişimle Agentic AI oldu.
Yeni eklenen ajan tabanlı çözümler, eğitim içeriği üretiminden güvenlik operasyonlarına, ürün stratejisinden şirket içinde dijital çalışan olarak görev almaya kadar uzanan geniş bir alanda görevleri uçtan uca üstlenebilecek şekilde tasarlanıyor. Kuruluş yılı bilinen 41 yeni girişimin 25'inin 2025 ya da 2026'da hayata geçmiş olması da Türkiye'de ajan geliştiren ekosistemin büyük ölçüde son iki yılda şekillendiğini gösteriyor.
Biliyor muydunuz? TRAI Girişim Haritası, her güncellemede yeni kurulan girişimleri listeye eklerken faaliyetini sonlandırdığı belirlenen girişimleri de listeden çıkarıyor. Bu nedenle 504 rakamı, Türkiye'de bugün faaliyette olduğu tespit edilen yapay zekâ girişimlerinin sayısını yansıtıyor.
Bu girişimlerin geliştirdiği ajanların hangi sektörlerde işe koyulduğu sorusu ise bu yılki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nin programında belirgin bir yer tutuyor.

Fabrikadan terminale: Ajanlar sahada
11 Kasım'da Wyndham Grand İstanbul Levent'te düzenlenecek 9. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nin programı, yapay zekâ ajanlarının Türkiye ekonomisinde hangi sektörlerde yer bulmaya başladığına dair bir saha haritası niteliği taşıyor. "Ajanlar Fabrikada", "Ajanlar Finansta" ve "Ajanlar Çalışır, Müşteri Kazanır" gibi oturum başlıkları, bu yılki tartışmanın ağırlıklı olarak teknolojinin farklı sektörlerdeki gündelik kullanımı etrafında şekillendiğini gösteriyor.
Üretim tarafında Brisa Bridgestone Sabancı CDO'su Dr. Mustafa Tacettin ile Oyak Akdeniz Chemson'un küresel bilgi teknolojileri lideri Hülya Yakışır, fabrikalarda yapay zekâ olgunluğunun bugün hangi düzeyde olduğunu ele alacak. Finans alanında KKB, Dünya Katılım ve Enqura'dan yöneticiler aynı soruyu bankacılık için tartışırken, ayrı bir oturumda Fibabanka ve Mank Yazılım temsilcileri bankacılık çağrı merkezlerinde yapay zekânın nasıl kullanıldığını değerlendirecek.
Müşteri tarafında İpekyol Müşteri İlişkileri ve Stratejik Planlama Direktörü F. Şehnaz Tuğasaygı ile Nestlé CDO'su Samet Çokpınar "Ajanlar Çalışır, Müşteri Kazanır" başlıklı oturumda bir araya gelecek, İGA İstanbul Havalimanı Müşteri Deneyimi ve Analitiği Müdürü Ahmet Er ise yapay zekâ destekli asistanların yolcu deneyimini nasıl değiştirdiğini paylaşacak. Fabrikadan havalimanı terminaline uzanan bu örneklerin büyük bölümünün ölçeği ve veri birikimi yüksek kurumlardan gelmesi, TÜİK verilerinde büyük ve küçük şirketler arasında görülen farkla da örtüşüyor.
Ölçeğin yanında, ajanlardan gerçek bir verim elde etmenin hangi koşullara bağlı olduğu da zirvenin ana sahnesinde yanıt aranan sorular arasında yer alıyor.
Değer nerede, kültür hazır mı?
TÜİK'in 2026 verileri, yapay zekâ kullanmayı düşündüğü hâlde henüz kullanmayan şirketlerin önündeki engellere de ışık tutuyor. Bu şirketlerin yüzde 72,3'ü en önemli engel olarak ilgili uzmanlığın bulunmamasını gösterirken, hukuki sonuçlardaki belirsizlik yüzde 66,4 ve veri koruma ile gizliliğe ilişkin endişeler yüzde 65,4 oranıyla bunu izliyor. Bu tablo, teknolojiye erişim kolaylaşırken onu kurum içinde güvenle kullanacak bilgi ve becerinin hâlâ önemli bir eksik olarak durduğuna işaret ediyor.
Zirvenin Vizyon Sahnesi bu soruya farklı açılardan yaklaşıyor. MIT Sloan School of Management Kıdemli Öğretim Görevlisi Prof. Dr. George Westerman, yapay zekâdan değer üretmenin yollarını modellerin neden işin zor kısmı olmadığı sorusu üzerinden ele alırken, Zorlu Holding Teknoloji, Savunma ve Dijital İş Geliştirme Grup Başkanı Burak Aydın "Ajanlar Aramızda, Peki Kültür Hazır mı?" başlıklı konuşmasıyla meselenin kurum kültürüne dair boyutunu tartışmaya açacak. TRAI Kurucusu Halil Aksu, EDAM Direktörü Sinan Ülgen ve Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven'in katılacağı "Türkiye'nin Yapay Zeka Ekonomisi" paneli konuyu ülke ekonomisi ölçeğinde değerlendirecek, İnovasyon Sahnesi'ndeki "Abartı mı, Alarm mı?" oturumu ise yapay zekâ güvenliğine Türkiye'den bir bakış sunacak.
Uzmanlık açığına en doğrudan yanıt zirvenin ikinci gününde veriliyor. 12 Kasım'da online ve ücretsiz olarak gerçekleşecek programda TRAI Akademi, yazılımı doğal dille tarif ederek geliştirmeye dayanan ve vibe coding olarak bilinen yaklaşımdan üretken yapay zekâ araçlarına girişe kadar uzanan uygulamalı eğitimler sunuyor; eğitimlere katılanlara zirvenin ardından katılım belgesi e-postayla gönderiliyor.
Görünmez mesainin neresindeyiz?
Yapay zekâ ajanlarının yürüttüğü mesai çoğu zaman dışarıdan görünmese de sonuçları bir müşteri çağrısının çözülme süresinde, bir üretim hattının verimliliğinde ya da bir yolcunun havalimanında aldığı hizmette kendini gösteriyor. TÜİK verilerinde küçük şirketlerdeki yüzde 12,8 ile büyük şirketlerdeki yüzde 37,1 arasındaki mesafe ise her ölçekten kurumun bu mesainin neresinde durduğunu yeniden düşünmesini gerektiren bir tablo çiziyor. Zirvenin açılış konuşmasının başlığı da aynı soruyu doğrudan okura ve dinleyiciye yöneltiyor: "Ajanlar aramızda. Siz neredesiniz?"

Haritayı dokuz yıldır çizen masa
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), 2017'den bu yana Türkiye'de yapay zekâ farkındalığını artırmak ve ekosistemi güçlendirmek amacıyla çalışıyor. İlk Türkiye Yapay Zeka Zirvesi 14 Şubat 2018'de İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlendiğinde TRAI Kurucusu Halil Aksu, bazı uzmanlara göre genel yapay zekâya 30-40 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyordu; sekiz yıl sonra aynı zirvenin temasını, iş hayatında görev üstlenen ajanlar oluşturuyor.
Kasım 2020'de 145 girişim içeren Girişim Haritası bugün 504 yapay zekâ girişimini izliyor. TRAI; Girişim Haritası, çalışma grupları, meet-up'lar, seminerler, eğitim programları ve zirveleriyle özel sektörü, kamuyu, akademiyi, girişimleri ve yatırımcıları aynı zeminde buluşturan bir platform olarak çalışmalarını sürdürüyor.
